Filmi Başa Sarmak: Avatar Kül ve Ateş…
Avatar: Kül ve Ateş, yönetmen James Cameron’un iddialı süper projesi ve yaşamı başa sarmamıza da olanak sağlayan Avatar serisinin son halkası…. Yönetmen Cameron, yarattığı fantastik dünya aracılığıyla insanın nasıl kötücül bir canlıya dönüştüğünü, dünyanın milyonlarca yıl öncesine gönderme yaparak ve insan denilen virüs tarafından dünyanın nasıl tüketildiği hakkında seyircisini düşünmeye sevkeden, insanla hayvan melezi Na’vi’leri metafor olarak kullanıp; yarattığı Pandora gezegeni ve yerli halk aracılığıyla adeta görsel bir manifesto yazıyor Avatar: Kül ve Ateş ile…
DENİZALTINA İLGİ DUYAN YÖNETMEN
Yönetmen James Cameron su altı dünyasına ve özellikle batıklara ilgi duyan bir yönetmen. Titanic (1997) filminin çekimleri öncesinde, geminin batığına ulaşma sürecine de hakimdi ve 33 kez batığa dalış yapmıştı. Cameron’un deniz altına olan ilgisinin şahikalarından birisi olan Avatar (2009), çekildiği yıl sinema tarihinde Titanic’den sonra o güne kadar yapılmış en pahalı film olma ünvanına sahipti…
Kardeşi bir soygun sırasında öldürülen ve savaşta yaralanıp felçli kalan denizci Jake Sully(Sam Worthington), uzayın derinliklerindeki Pandora gezegenindeki bir görevde kardeşinin yerine geçer. Gezegenin milyarlarca dolar değerindeki madenlerini ele geçirmek için gözü dönmüş şirket sahibi Parker Selfridge’in (Giovanni Ribisi), Pandora’nın yerlilileri Na’vi’leri yerlerinden etme niyetini öğrenir. Bacaklarını iyileştirecek omurga ameliyatı karşılığında Jake, kötülüğün vücut bulmuş hali Albay Quaritch’in (Stephen Lang) önderliğinde yerli ırk ve kültürleri hakkında bilgi toplamak için görevlendirilir. Bu bağlamda yaratılan “avatar” kimliğiyle Na’vi halkının arasına sızar. Jake, yerli kabilenin şefinin güzel kızı Neytiri’ye (Zoe Saldana) aşık olur. Bu arada albayın amacını anlayan Jake, avatarıyla Pandora’yı kurtarmak için destansı bir savaşa, dinazor türevi canlıların en büyüğü Toruk Maktu’nun onu seçmesiyle önder olur.
İDDİALI SÜPER PROJE
Avatar: Kül ve Ateş (Avatar: Fire and Ash), yönetmen James Cameron’un iddialı süper projesi ve yaşamı başa sarmamıza da olanak sağlayan Avatar serisinin son halkası… Yönetmen Cameron, yarattığı fantastik dünya aracılığıyla insanın nasıl kötücül bir canlıya dönüştüğünü, dünyanın milyonlarca yıl öncesine gönderme yaparak ve insan denilen virüs tarafından dünyanın nasıl tüketildiği hakkında seyircisini düşünmeye sevk eden, insanla hayvan melezi Navi’leri metafor olarak kullanıp; yarattığı Pandora gezegeni ve yerli halk Na’Vi’ler aracılığıyla adeta görsel bir manifesto yazıyor Avatar: Kül ve Ateş ile…
Cameron’un, ilk filmi olan Avatar’ı daha önce kısaca özetlemiştik. Dizinin sadık izleyicilerinin hatırlayacağı gibi Na’vi’ler, yurtlarını virüsten arındırıp, insanları ilk filmin finalinde gezegenlerinden kovmuştu. İnsanın bitmek bilmeyen ve dizginlenemeyen para ve güç hırsı, ikinci film Avatar: Savaş (Avatar: The Way of Water-2022) ile yinelenmiş ve kovulan insanoğlu bacadan girip yeniden Pandora’yı sömürme savaşımına girişmişti…
ANA AKIM ARTHOUSE KARŞI MI?
Avatar: Kül ve Ateş, ana akım ve kitlelere ulaşan bir sinemayla, sanat sineması içeriği ve biçimini kullanmadan da etkili film yapılabileceğini kanıtlayan görsel bir şölen. Imax tekniğiyle ve üç boyutlu çekilen film, seyircisine de keyifli bir zaman geçirmeyi vadediyor.
Serinin son halkası Avatar: Kül ve Ateş, Pandora’nın iri balinamsı deniz canlıları Sulu’larla, gezegenin insanlarca ateş ve küle döndürülmesini önlemek için, Na’vi’lerin mücade ederek yurtlarını korumalarına yoğunlaşmış. Cameron, aynı zamanda Avatar film serisiyle ülkemizde de sık görülen sonradan görme görgüsüz burjuva özentilerinin doğaya, kedi ve köpekler gibi canlı dostlarımıza yönelik hoyratlığı da eleştiren mesajlara fırsat sağlıyor.
YAPAY ZEKASIZ KARAKTERLER
Yönetmen Cameron, Avatar: Kül ve Ateş filmi başlamadan önce seyirciyle iletişime geçerek, filminde günümüzün modası yapay zekayla üretilmiş karakterler olmadığının altını çiziyor. Gerçek oyuncular tarafından yaratılan performanslar etkileyici!.. Hollywood’un efsanevi oyuncularından Sigourney Weaver’ın, bu sefer avatarı Kiri filmde öne çıkıyor.
Dijital teknoloji insan oyuncuların Na’vi karakterlere dönüştürülmesinde işlevsel bir rol oynamış. Yönetmen Cameron filminin başarısında onlarca sanatçının katkısına da vurguda bulunuyor. Bu bağlamda fantastik Pandora gezeninin yer üstü ve deniz altı dünyasına ilişkin inanılmaz detaycı, olağanüstü başarılı bir çalışmanın gerçekleştirildiğini de ekleyelim.








