Uzayda Tango Yapmak: Kurtuluş Projesi…
Hollywood’un, özellikle 1990’larda yoğunlaştığı temalardan birisi after earth üzerinedir. Ayrıca bu sinemanın başlıca hedeflerinden birisi de iyilerin (Amerikalıların) dünyayı kötü güçlerden kurtarmasına yöneliktir. Kurtuluş Projesi, dünyayı kurtarma mücadelesinde özellikle Almanlara da rol veren bir proje…
Dünyayı ve uzayı müsilaj (deniz salyası) (1) benzeri bir oluşum kaplarsa ve güneşin yok olma tehlikesi doğarsa ne olur? Sorunun cevabı Kurtuluş Projesi’nde… Uzaylılarla insanlığın (Amerikalıların) imtihanı bir haylı eski bir olgudur ve genellikle bu ilişki Amerikalılarla “uzaylılar” arasında şekilenmiştir. Örneğin uzaya ilk çıkan ülke Sovyetler Birliği’nin ve dağılması sonrasında ana omurgayı temsil eden Rusların “uzaylılarla” pek arası yoktur.
HOLLYWOOD’UN POPÜLER TEMASI
Hollywood’un, özellikle 1990’larda yoğunlaştığı temalardan birisi after earth üzerinedir. Ayrıca bu sinemanın başlıca hedeflerinden birisi de iyilerin (Amerikalıların) dünyayı kötü güçlerden kurtarmasına yöneliktir. Diğer yandan Kurtuluş Projesi, dünyayı kurtarma mücadelesinde özellikle Almanlara da rol veren bir proje…
Andy Weir’in çok satan romanından uyarlanan Kurtuluş Projesi (Project Hail Mary), insanlığın kaderinin uzayın derinliklerinde yeniden yazıldığı, dinamik bir bilimkurgu hikayesi…Fen bilgisi öğretmeni olan Ryland Grace (Ryan Gosling), Dünya’dan ışık yılları uzaklıktaki bir uzay gemisinde gözlerini açtığında görevinin, Güneş’i yok edecek gizemli bir maddeyi durdurmak olduğunu fark eder. Grace, tek hücreli bir canlının elektromanyetik radyasyonu tüketmekte olduğunu ve hareket etmek için radyant enerjiyi kullandığını keşfederek ona Astrofaj adını verir. Grace, insanlığı kurtarmak için bilgisine ve sıra dışı zekasına güvenmek zorundayken; beklenmedik bir dostluk sayesinde bu zor görevi Eridyan bir uzaylıyla birlikte başarır; çünkü uzaylı Eridya’nın gezegeni Erid de aynı tehdit altındadır.
AYNI ZAMANDA YAPIMCI
Yönetmenliğini Phil Lord ve Christopher Miller’ın üstlendiği, senaryosunu Drew Goddard’ın yazdığı filmin başrollerinde Ryan Gosling, Sandra Hüller ve Milana Vayntrub yer alıyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Lionel Boyce ve Ken Leung yer almış. Ryan Gosling, aynı zamanda filmin yapımcılarından.
Filmin öyküsünü anlatmada yönetmenler Phil Lord ve Christopher Miller, linear olmayan, zaman içinde atlamalı kurguyu tercih etmişler ve kaosun dünyasında tanrının oğlu rolünü üstlenmek zorunda kalan ana karakter Ryland Grace’in, yaşadığı travma ve kopuşlara sığınması için onu ana kucağı yerine geçen ve Meryem Ana adını taşıyan uzay aracına emanet ederek…
KAYA ŞEKLİNDE UZAYLI !
Grace, uzayda postmodern kaya biçiminde bir mobilyaya benzeyen uzaylı Erid ile karşılaştıktan sonra film dinamizmini giderek kaybederek sarkmaya başlıyor. Diğer yandan doğada ses çıkarabilen canlılar farklı frekanslara sahipken, nedense Amerikan sinemasının uzaylıları aynı frekansta ses çıkarıyorlar. Bu bağlamda uzaylı öyküsü anlatan yönetmenlerin daha yaratıcı ses frekansları keşfetmeleri bu tarz bilim kurgu filmlere katkı sağlayabilir.
ANA TAŞIYICI OMURGA MÜZİK
Filmin ana taşıyıcı omurgasının müzik olduğunu iddia etmek abartı sayılmamalı. Bu bağlamda daha önce vurguladığımız gibi kurgu da film için önemli bir kaldıraç işlevi üstlenmiş. Diğer yandan yönetmenler Lord ve Miller, bazı sahnelerde sessizliğin dramatik etkisi gibi önemli bir anlatım aracını hatırlayıp kullanmış olsalardı; müzik de nefes alıp sıradan bir unsur olmaktan yaratıcı ve filmi büyüten bir sinematografik ögeye dönüşebilirdi. Ayrıca Ryan Gosling, dünyayı kurtarmaya soyundurulan bilim adamı Ryland Grace karakterini astronot kıyafeti gibi üzerine giyerken; kurtarma sürecinin komutanı rolünde Eva Stratt karakterini canlandıran Sandra Hüller, Alman soğukluğunun içinden şefkat çıkarmayı başarmış.
Dünyanın yoldan çıktığı ve kişisel defoları gizlemek için savaşların çıkarıldığı bir dönemde, insanlığın başına her türlü musibetin bela olma olasılığı söz konusu. Bu bağlamda Kurtuluş Projesi gibi projeler, insanlığı teyakkuz halinde tutup en azından sıcak koltuklarından kaldırıp biraz çevresine bakıp düşünmelerine neden olabilir mi? Sorunun yanıtı olumlu görünmese de, en azından şu anda sahip olduğumuz tek yaşanabilir gezegen Dünyaya göz bebeğimiz gibi bakmamız gerektiği hakkında ölümü gösterip sıtmaya razı eden bir proje Kurtuluş Projesi…
(1) Denizde aşırı çoğalan bitkisel planktonların (fitoplankton) salgıladığı, yapışkan, jelimsi ve beyaz-kahverengi renkte organik bir maddedir. Deniz kirliliği, artan su sıcaklığı ve durağanlık nedeniyle oluşan bu yapı, deniz canlılarının nefes almasını engelleyerek ekosistemi boğar ve ciddi çevre/sağlık riskleri oluşturur.








