Daha Çılgın Cuma…
Daha Çılgın Cuma, yaz sıcakları kafasıyla seyredilebilecek bir film. Üç kuşak sevgi yumağı bir ailenin, bağlılık ve sevgi yeminlerini tekrar etme ritüeliyle devam eden ve tek başına ergen kızı Harper’ı (Julia Butters) büyütmek için pop yıldızı kariyerinden vazgeçen Anna (Lindsay Lohan) ve annesi Tess’in (Jamie Lee Curtis) “sevgi üçgenine” yoğunlaşıyor.
Çılgın Cuma, genelde Cuma geceleri bol alkolle sabaha kadar dağıtmak olarak yaşanan bir Batı ritüeli. Amerikalıların çılgınlık anlayışı ve Çılgın Cuma anlayışları ilginç. Dünya bir yangın yerine dönmüş, Gazze’de yaklaşık yirmi bin çocuk öldürülmüşken, daha da ilginç hale gelen bir çılgın Cuma anlayışı var Amerikalıların… Şüphesiz hayat devam ediyor ve en azından ana akım sinema anlaşılan, insanlığın acılarına, trajedilerine objektifini çevirdiği ölçüde, daha fazla gülümsetmek için filmler üretmeye devam edecek

ÜÇ KUŞAK SEVGİ YUMAĞI
Daha Çılgın Cuma, yaz sıcakları kafasıyla seyredilebilecek bir film. Üç kuşak sevgi yumağı bir ailenin, bağlılık ve sevgi yeminlerini tekrar etme ritüeliyle devam eden ve tek başına ergen kızı Harper’ı (Julia Butters) büyütmek için pop yıldızı kariyerinden vazgeçen Anna (Lindsay Lohan) ve annesi Tess’in (Jamie Lee Curtis) “sevgi üçgenine” yoğunlaşıyor.
YILDIRIM İKİNCİ KEZ DÜŞERSE!
Tess ve Anna’nın kimlik bunalımının üzerinde 22 yıl geçmiş ve Anna’nın bir kızı olmuştur. Ayrıca aşık olduğu Eric (Manny Jacinto) ile evlenmek üzeredir ve üvey kızı olacak Lily (Sophia Hammons) ile kızı Harper arasında yıkıcı bir rekabet vardır. İki ailenin birleşmesinin getirdiği zorluklar devam ederken film bu ya; cin fikirli senaristler Tess ve Anna için yıldırımın iki kez düşebileceğini keşfederler. Lakin bu keşfi seyirci ne kadar kavrıyor ve filmi bu keşiften sonra seyrederken kim kimdi? Anna, Harper mıydı? Tess, Lily mi oldu? tadında bir kafa karışıklığı seyircide de kafayı bulmuş bir etki yaratıyor demek abartı sayılmamalı…
DİSNEY’İN FANTEZİ DÜNYASI
Yönetmen Nisha Ganatra, fantezi komedi türündeki filmini eğlenceli bir seyirlik haline getirmek için epeyce uğraşmış; peki başarılı olabilmiş mi? Bu soruya olumlu cevap vermek kolay olmasa da, filmin yapımcısı Disney’in, fantezi dünyasının ağababası olduğunu düşünürsek; uzun süresine karşın filmin öncelikle ortalama seyirci ve ergenler açısından ilgi çekici vaatler içerdiğini belirtelim.
FİLMİN TAŞIYICI SİNEMATOGRAFİK UNSURLARI
Daha Çılgın Cuma’yı sürükleyen sinematografik unsurların başında hiç şüphesiz oyunculuk performanslarından bahsedilebilir. Bu arada Tess’in ikinci eşi ve bizde Flamingo Yolu (Flamingo Road/1980-1982) dizisiyle tanınan karizmatik oyuncu Mark Harmon ise, Ryan karakteri aracılığıyla filmde hissedilen figürasyon eksiğini kapatıyor. Ryan karakterine figürasyon dışında bir işlev yüklenmiş olsaydı, yılların usta oyuncusu Mark Hammon, bir başka usta oyuncu Jamie Lee Curtis’ten rol çalabilirdi. Filmin ergen karakterleri Harper ve Lily canlandırmalarında, Julia Butters ve Sophia Hammons’un performanslarına ise vurguda bulunmadan geçmeyelim.
Filmin bir başka taşıyıcı omurgası tümüyle egemen olmasa da müzik… Uzun süresi boyunca bir neşe halesi ve kimi filmlerden çakma esinlenme hissi (Thelma and Louise) yaratarak finaline doğru bitse de gitsek hissiyatını gıdıklamaya başlayan Daha Çılgın Cuma, sıcaktan ve dünyanın kaotik gündeminden bunalan seyirciler için de eğlenceli bir seyirlik olma vaadini barındırıyor.





