Kısafilm

michael

Michael…

Film Analizi…

Yönetmen: Antoine Fuqua

Senarist: John Logan

Oyuncular: Jaafar Jackson, Juliano Valdi, Colman Domingo, Jayden Harville, Jaylen Lyndon Hunter, Judah Edwards, Nathaniel Logan McIntyre, Nia Long, Amaya Mendoza, Kendrick Sampson,

Görüntü Yönetmeni: Dion Beebe

Kurgu: Conrad Buff, Tom Cross, John Ottman, Harry Yoon 

Yapım Yılı ve Süresi: 2026 / 127′ 

İlk defa 1984 Yılında Richmond’daki şık bir barda o zaman yankı uyandıran bir teknoloji olan “video wall” da  ve muhteşem bir ses düzeni eşliğinde izlediğim Michael Jackson’ın müzik videoları ve kendine özgü danslarla süslü şarkıları, gücünü halen koruyor. Şarkıcının başarı ve acılarla dolu çileli yaşamı sona ereli uzun zaman oldu. Ancak, Beat It, Billie Jean, Thriller, Bad ve  daha bir çok hit şarkıya imza atmış, “Thriller” albümüyle dünya çapında 40 Milyondan fazla satışa ulaşmış ve başta “moonwalk” olmak üzere kendine özgü koreografisiyle  pop müzik alanında dünyayı sallamış bu önemli sanatçı ya da ya da yaygın bir tanımlamayla “pop’un kralı”, Antoine Fuqua imzalı bir biopic’de, iMax teknolojisinin avantajlarıyla beyaz perdede. 

Hikayeyi özetlerkenhemen bir hatırlatma yapmak gerekiyor. Michael Jackson’ın son yılları özellikle çocukları konu alan spekülasyonlarla hatırlandı. Bu noktada film bu tür spekülasyonlardan çok Jackson’ın çocukluk dönemini, hırslı ve açgözlü babası Joseph ile olan gergin ilişkisini ve Jackson 5 grubuyla yaptığı konserleri, solo kariyerinin ilk dönemlerini  ve muhteşem final konserinde kendi yaptığı açıklamasıyla kardeşleri ve babasıyla yolunu ayırdığı döneme kadar olan 1966 ve 1988 yılları arasındaki kronolojiyi ve şarkı listesini takip ediyor.  

Michael_poster

Yetenekli küçük Michael ve kardeşleri, “Gary” Indiana’da ki çelik fabrikasında işçi olan babalarının (Colman Domingo) yoksulluktan kurtulma planının önemli bir parçasıdır. Her çocuk gibi oyun ve okul arasında kalmaları gerekirken, sert ve hırslı babaları tarafından gece gündüz prova yaptırılan ve sahneye hazırlanan bu çocuk grubu, özellikle başka bir dünyası olan küçük Michael’ın (Juliano Valdi) muhteşem performanslarıyla adını duyurur. Ancak bu başarıda ümit vaat eden küçük Michael’ın başarısı açıktır. 1968’de Chicago Regal tiyatrosunda verdikleri konserde  “Motown” tarafından keşfedilirler. Ancak esas başarı Michael’ın “Epic Records” ile yaptığı anlaşmayla gelecektir ve sanatçı Quincy Jones destekli solo performansıyla seksenli yıllara damgasını vuracaktır. 

Antoine Fuqua imzalı Michael, 2 saati biraz aşan süresine karşın, Michael Jackson şarkıları ve sinema salonlarındaki güçlü ses düzeninin de katkısıyla zevkle ve sıkılmadan izlenen bir film haline geliyor. Bu noktada Michael Jackson’ın hiç eskimeyen 40 yıllık hitlerinin ve “moonwalk” başta olmak üzere döneminin çok ötesindeki sahne koreografisinin payının özellikle altını çizerken, Amerikan sinema endüstrisinin sağlam alt yapısının da hakkını teslim etmek gerekiyor. Ancak bu filmde sinema sanatına dair fazla bir detay bulunmuyor. Bu noktada Yönetmen Fuqua adeta uzun metraj bir müzik videosuna imza atmış. Dramatik unsurların altları usulca çizilse de, tartışmalı noktalara girilmeden, kronolojik sırayla sunulan ve yeğeni Jaafar Jackson tarafından canlandırılmış Michael Jackson performansları, filmi alıp götürüyor. Sizde bu görsel sinema şovunun, stadyum seyircisi gibi adeta bir parçası haline geliyorsunuz. Ancak bu noktada bir soru da gündeme geliyor. Sanatçının müzik videolarını kurgulayarak yapacağımız bir filmin aynı koşullarda gösterilmesinin etkisi çok mu farklı olurdu? 

  • michael
  • michael
  • michael
  • michael
  • michael
  • michael
  • michael
  • michael
  • michael
  • michael

Kuşkusuz bu tarzdaki biopic’lerin en önemli sorunu, sanatçıların yakınları ve mirasçılarını ikna etmek meselesidir. Bu noktada bizden bir hatırlatma yapacak olursak Cem Karaca için yapılmış “Cem Karaca’nın Gözyaşları” (kabul etmeliyiz ki eğer Karaca yaşasaydı böyle bir ismi yadırgardı) filmi de bir hanımefendinin haklılık derecesini bilemediğimiz girişimlerinin kurbanı olarak istenen etkiye ulaşamadı ve başroldeki İsmail Hacıoğlu’nun takdire şayan performansına karşın gösterimden kalkarak, bir dijital platforma satılarak unutuluverdi.  Bu noktada yönetmen Fuqua’nın iyi niyetli çabalarının filmin dramatik unsurlarını yeterince öne çıkarmakta yetersiz kaldığını görüyoruz. Babasından şiddet gören küçük bir çocuk, çocuklarını ve ailesini destekleyen ama olanlara karşı çıkmakta yetersiz bir anne görüntüsündeki Katherine (Nia Long), art arta gelen başarılarla zenginleşen ailenin imkanlarına paralel olarak Michael’ın çocukluğuna geri dönüş sayılabilecek egzotik hayvanlarla dolu bir eve sıkışan dünyası (bu noktada bahçede dolaşan zürafa, şempanze Bubbles, şirin örnekler ve absürt görüntüler haline geliyor) ve kahramanı Peter Pan’a benzeme hevesi, hikayede yeterince yer verilmemiş Jackson kardeşler, filmin dramatik kurgusundaki eksiklikler olarak hemen göze batıyor. Michael’ın şefkat arayışında, onu yetişkin gece kulübünde keşfetmiş Motown records sahibi Barry Gordy (Larenz Tate), yakın koruması Bill Bray (KeiLyn Durrel Jones), müzik dünyasını bilen ve Jackson’ın seçtiği yetenekli menajeri John Branca (Miles Teller), dengeyi kuran karakterler olarak öne çıkıyorlar.      

Toparlarsak, Yönetmen Antoine Fuqua imzalı Michael, sanatçının şöhrete eriştiği yıllara odaklanırken, babasının zoruyla katılmak zorunda kaldığı ve talihsiz bir kazayla yaşamını kaybetmek noktasına geldiği “Pepsi” destekli “Zafer” turnesiyle, Jackson 5 ve babasıyla yollarını tamamen ayırdığı bir döneme kadar gelerek, açılış sahnesiyle final yapıyor. Bir devam filmine de göz kırparak. Özellikle Eddi Van Hallen’in muhteşem gitar solosuyla taçlanmış “Beat It” gibi şarkılar hiç bıkmadan dinlediğim performanslar. Sizde bu şarkıları seviyorsanız ya da bilmediğiniz muhteşem bir döneme sinemadaki güçlü ve yüksek volümlü ses düzeni eşliğinde tanıklık yapmak istiyorsanız, “tüm önemli eksiklere” karşın, popüler müziğe yön vermiş bu dünya sanatçısının beyaz perdedeki şovu sizleri bekliyor. 

Hikmet Vardar

Gidin Yukarı
error: Content is protected !!