Kısafilm

notre_salut

Devrinin Adamı ya da Her Devrin Adamı!

Devrinin Adamı, savaş koşulları hakkında bir sorgulama: savaşta hayatta kalmak için her şey mübah mı sorusu bu sorgulamada öne çıkıyor. Dünyada büyük bir yangın çıkaran Nazi Almanyasına karşı mücadele eden yurt severler olduğu kadar, kendi çıkarları ya da komünizmin Fransa’yı ele geçirmesinden endişe duyan işbirlikçilerin olduğu bu dönemde; at iziyle it izi birbirine karışmıştır.

Yönetmen Oliver Stone’un, Müfreze (Platoon-1986) isimli filminin afişinde şu saptama dikkati çeker: “Savaşta kaybedilen ilk şey masumiyettir”. Henri Marre, 1940 Eylül’ünde ve 2. Dünya Savaşı’nın göbeğinde kendi imkânlarıyla bastırdığı Notre Salut* adlı kitabıyla Vichy’ye (2. Dünya Savaşı sırasında Fransa Devleti’nin merkezi olan şehir) gelir; amacı, Mareşal Pétain rejiminde kendine bir yer edinmektir. Henri, Fransa’yı çöküşten kurtarmaya mı çalışmaktadır, yoksa bizzat kendisini yıkımdan mı korumaya?

NAZİ İŞGALİ VE VICHY FRANSA’SI

Vichy Fransa’sı II. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın Fransa’yı mağlup etmesinden sonra Fransa’nın Vichy kentinde kurulan Fransız hükümetidir (Temmuz 1940 – Eylül 1944). Adını hükûmet merkezi olan Vichy şehrinden almıştır. Resmi olarak bağımsızdır ancak topraklarının yarısı Nazi Almanyası ile yapılan 1940 ateşkesinin sert koşulları altında işgal edilmiştir. Bir işbirliği politikası benimsenmiş, Paris ülkenin sözde başkenti olmasına rağmen, hükûmet kendisini işgal edilmemiş “serbest bölge”deki (zone libre) tatil beldesi Vichy’de kurmuş ve burada Fransa’nın ve kolonilerinin sivil idaresinden sorumlu olmaya devam etmiştir. Fransa’nın, Nazi Almanyası tarafından işgali ilk başta ülkenin sadece kuzey ve batı kısımlarını etkilemiş, ancak Kasım 1942’de, Almanlar ve İtalyanlar Metropolitan Fransa’nın geri kalanını işgal ederek Vichy hükümetinin her türlü bağımsızlık iddiasına son vermiştir (1)

  • notre_salut
  • notre_salut
  • notre_salut
  • notre_salut
  • notre_salut
  • notre_salut
  • notre_salut
  • notre_salut

Yazar ve siyasi stratejist Henri Marre (Swann Arlaud), otoriter rejimin ayak seslerinin duyulduğu Vichy’ye vardığında, beş parasız, bencilce sevdiği karısı Paulette (Sandrine Blancke) ve ailesiyle bağları kopmuş ve kendi imkânlarıyla yayımladığı Notre Salut* adlı manifestosunu yanında taşıyan 49 yaşında çaresiz bir adamdır. 

Henri, masumiyetin kaybolduğu bir dönemde yeni yönetimde hak ettiğine inandığı yeri elde etmeye kararlıdır ve kaleme aldığı metinlerde vatansever inançlarını ve bir mühendise özgü metodolojisini —her şeyin üzerinde verimlilik— ortaya koyar. Fransa’nın uğradığı yenilgiden ülkesini kurtarmak, yardım etmek ve faydalı olabilmek adına ne gerekiyorsa yaparken; yeni düzenin çarklarına da artan bir ustalıkla hizmet eder. Aslında peşinde olduğu şey kendi yıkımından kaçıp kurtulmak mıdır?

AT İZİYLE İT İZİNİN KARIŞTIĞI BİR DÖNEM

Devrinin Adamı, savaş koşulları hakkında bir sorgulama: savaşta hayatta kalmak için her şey mübah mı sorusu bu sorgulamada öne çıkıyor. Dünyada büyük bir yangın çıkaran Nazi Almanyasına karşı mücadele eden yurt severler olduğu kadar, kendi çıkarları ya da komünizmin Fransa’yı ele geçirmesinden endişe duyan işbirlikçilerin olduğu bu dönemde; at iziyle it izi birbirine karışmıştır.

Yönetmen Emmanuel Marre 1980 Fransa doğumlu. Rien à foutre (2021), D’un château l’autre (2018) ve Le Film de l’été (2017) filmleriyle tanınan bir yönetmen ve yazar. Aynı zamanda yönetmen Marre’nin, filminin ana karakteri Henri Marre dedesi.

YÖNETMEN MARRE DEDESİNİN ÖYKÜSÜNÜ ANLATMIŞ

Yönetmen Marre, içerden devşirdiği bir dünyanın sinematografik karşılığını anlattığı Devrinin Adamı filmiyle, aynı zamanda dedesi hakkında biyografik bir çalışma ürettiği kadar, onun hakkında eleştirel bir bakışı sinemanın dilini kullanarak gerçekleştirmiş. Film, yönetmen Marre’nin, büyük annesi ve büyük babasının 2. Dünya Savaşı döneminde birbirlerine yazdıkları mektuplardan uyarlanmış. Yönetmen bu süreci Paullette Marre karakterinin üçüncü tekil şahıs dış sesiyle başarıyla çözümlemiş.

Yönetmen öyküsünü anlatırken Nazilerin Fransa’da yaptıkları gövde gösterisi ve şiddeti öne çıkaran bir yaklaşımı tercih etmemiş. Film, yoğun diyaloglarıyla yönetmenin daha çok dedesini öne çıkardığı ve ailesinin diğer bireylerinin de savaş koşullarıyla mücadelesine yer verirken; filminin odak noktasına demokratik bir toplumun nasıl otokratik bir topluma evrildiğine, altı binden fazla yahudinin naziler tarafından bilinmeyen yerlere götürülmesine yetkililerin sessiz kalmasını ve sistem içinde güçlü gurupların yeniden parlamenter sisteme dönülmesine karşı çıkmaları ve hatta Alman faşizmine yönelik hayranlıklarını yerleştirmiş. Bu bağlamda film demokrasinin önemine gönderme yaparken, otoriter yönetimleri ortaya çıkaran koşulların altını çiziyor ve bu bağlamda toplumdan destek olmadan otoriter bir düzenin egemen olamayacağını da filmiyle vurguluyor.

BAŞARILI BİR DÖNEM FİLMİ!

Başarılı bir dönem filmi olan Devrinin Adamı, oyunculuk performanslarıyla da dikkati çeken bir yapım. Öncelikle Henri Marre ve karısı Paullette Marre karakterlerine hayat veren Swann Arlaud ve Sandrine Blancke, oyunculuk performansları ile öne çıkıyorlar. Filmin ihtiyaç duyduğu mekanlar, görüntü yönetmeni Olivier Boonjing tarafından başarıyla atmosfere çevrilmiş. Bu bağlamda sanat yönetimi ekibinin dokunuşlarını da vurgulamadan geçmeyelim. 

KAYNAKLAR

*Kurtuluşumuz

(1) https://tr.wikipedia.org/wiki/Vichy_Fransası

1961, Ankara doğumlu. 1983 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü, Sinema-TV-Fotoğrafçılık Ana sanat Dalı'ndan mezun oldu. Aynı üniversitede Yüksek Lisans, Marmara Üniversitesi'nde Sanatta Yeterlik yaptı. 1989 yılında yaptığı “Gemi Adamları”, 1991 yılında yaptığı “Geleneksele Dönüş” (TRT 2, İZ TV), 2002 yılında yaptığı “Zührap Usta” (CNN TÜRK), "Köklere Yolculuk" adlı belgesel filmleri yönetmiştir. 2000 yılında Beta Yayınevi tarafından basılan “Sinema ve Televizyon Görüntüsünün Temel Öğeleri”, “20.YY’ın Son Beş Yılında Türk Sineması” (2015), “Sinemada Ses ve Müzik”, “Yaşama Sarılmış Bir Serüven Tuncel Kurtiz (2010), “Ediz Hun” (2012) ve “Bir Sinema Arkeoloğu Burçak Evren” (2012) isimli kitapları bulunmaktadır. Sinema konusunda pek çok film eleştirisi ve makalesi bulunan Vardar, ayrıca film, reklam filmi, televizyon yapımı ve reklam/tanıtım fotografı alanında görüntü yönetmenliği ve aydınlatma tasarımı çalışmaları; Ferhan Şensoy'un "Varsayalım İsmail" dizisinin Işık yönetmenliğini de yapmıştır. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Sinema-TV Bölüm Başkanlığı, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürlüğü ve Okan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı olarak görev yapmış ve halen Beykent Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema (TR) Bölüm Başkanı olarak çalışmaktadır. [ View all posts ]

Gidin Yukarı
error: Content is protected !!